22 Haziran 2024 Cumartesi
Her gün yeni bir vergi haberi ile uyanmaya başladık. Ekonomik sıkıntılar zirvede.
Tasarruf tedbirleri yayınlanıyor; ama uygulayan uyan yok. Zaten adı tedbir. Kamuda ki, israf hala hat safhada!
Ama en büyük tasarruf yine halktan bekleniyor. Kemer sıkma politikası yine halka uygulanıyor. Kemer sıkacak hal kalmadığı halde.
Her gün yeni bir vergi türü ile karşı karşıyayız ki, artık çivisi çıktı bu durumun. Zaten vatandaş zorda darda! Hala onların iki kuruş parası vergisi ile mi bu ekonomi düzelecek.
Kendileri zevk Sefa’ya devam. Bizler vergi mükellefi!
Neden o kadar ülke de zenginlik sıralamaların da olanların vergi borçları siliniyor. Veya o kadar ciro ve gelirlere rağmen çok cüzi rakamlar alınıyor?
Her gün her şeye zam!
Her gün yeni bir vergi!
Ekonomi almış başını gitmiş. Ama sorsan dünya bizi kıskanıyor.
Sürekli muhalefet eleştirisi ve konu saptırmaları artık halk yemiyor.
Zaten ekonominin sorumlusu, muhalefet değil İKTİDAR!
İktidar ortağı MHP’de bu konular da sus pus!
Neden?
Nerede Vatan Millet Sakarya?
Emekliler yaşam mücadelesi veriyor hatta veremiyor!
Asgari ücretli desen ona keza!
Onlara zam yapmayınca, yaşam standartlarını yükseltmeyince mi Boş kasa doluyor?
Yine yanlış ekonomik politikalar. Yine yanlış kararlar.
Sonuç mağdur olan biz!
Erken seçim falan yok diyorsunuz da, bu kadar sıkıntıya kimsenin artık dayanacak gücü kalmadı.
Bizler cebimize bu kadar dokunulduğu zamanlar da, hala devam eden israfların ve onların da bedelini bizlerin ödemesi hangi vicdana sığıyor?
Bu devran böyle gitmez.
Gündem değiştirerek, muhalefete saldırarak gerçekleri değiştirmiyor!
Toz pembe tablolara kimse inanmıyor,
Tasarrufu biraz Ankara’dan başlatmak gerekiyor ki, asla yapmazlar. Sonra bizim cebimize göz dikilsin. Zaten bizim ceplerimize göz dikilmesi, Türkiye gerçeğinin ortaya çıkan resmidir.
Hala ülkenin düzeleceğine İnan’larında artık aklı ve fikrinden gerçekten şüphe etmekteyim.
Kıssadan hisse;
HAYALDi GERÇEK OLDU!
CEBİME DOKUNMA…!
Sürekli değişen bir ülke gündemi. Kaybedeni olmayan, bir yerel seçim sonrası. Ak Parti her Zaman ki gibi, seçim sonrası hiç kayıp yokmuş havasında. Cumhur ittifakı birinci parti çıkmış. O kadar yer kayıp edip, ittifak toplamı birinci olmak nasıl bir başarı ise!
Muhalefette; seçim sarhoşu hala. Bu kadarını onlar da beklemiyordu. Zaten emanet oylar ile bu kadar yer kazandılar. Aslında onlar da biliyor ama, ilk defa böyle bir başarı elde edince haklı olarak, bir sevinç ve sarhoşluk yaşıyorlar. Buraya kadar sorun yok. Sorun zamanın da olursa, genel seçim için kim Cumhurbaşkanı olur kavgası başladı!
En güçlü aday tabi ki İmamoğlu. Zaten lafta değişimi kendi önünü açmak için istedi.
Fakat millet geçim derdinde!
Ekonomi almış başını gidiyor!
Millet günü kurtarıp ertesi güne sağ çıkma mücadelesi verirken, yıllar sonrasının hesabı ne anlama geliyor?
Yerelde ki bu emanet oylar ile başarı, genel seçimde de devam edecek zihniyeti taşıyorlar çünkü.
Ne yazık ki, haklı seçim sarhoşluğu rehavete dönüşmüş durumda. Zaten halk ile Pek oralı olmayan CHP iyice farklı bir zihniyete bürünmeye başladı. İşte tehlike burada başlıyor. Şimdiden gelen emanet oy rehaveti CHP yi tamamen bitirir.
Sayın Cumhurbaşkanı tekrar aday olacak. Bu kaçınılmaz bir gerçek. 4 sene değil ama, 3 sene sonra bir erken seçim kapıda!
Ve hiç seçim kaybetmeyen Cumhurbaşkanlığı için! Erdoğan ile İmamoğlu seçimi birinci turda biter. Kent lokantaları! İstanbul’da işe yarar!
CHP’nin emanet oyları ve o oy sahiplerinin haklarını genel seçim sürecine kadar iyi koruyup müdafa etmesi lazım. Ama onu ne kadar başarırlar orası muamma.
İki ay olmadan bu görüntü hiç hoş değil.
Emanet her Zaman sahibini bekler.
Vakti geldiğinde yerine geri döner.
Bilmem anlatabildim mi?
Muhalefet için zor, Ak parti için şov olacak seçimde, muhalefet şov yaptı. Aslında beklenen bir sonuçtu. Ama Ak Parti her zaman ki gibi ego ve kibir zihniyeti ile bu seçimi de kazanacağını düşündü!
Aslına bakarsanız Sayın Cumhurbaşkanı 52 şehir ziyaret etti! Devasal kalabalık şovlar yapıldı. Ve bu muhteşem kalabalığın olduğu çoğu yeri açık ara kaybetti! Yani teşkilat ve doldurma kalabalık göz boyama ile kaldı.
Seçim bitti ciddi tarihi ders verildi! Başladı geçim derdi. Sayın Mehmet Şimşek vatandaşa kemer sıkma politikalarına devam edileceğini sözlü ve icraatli şekilde gösteriyor.
Peki vatandaş kemer sıkarken! Ak partili vekillerin, yeni taze başkanların, istakoz Maldivler keyifleri ve paylaşımları ne alaka?
Üstüne üstelik seçim kaybetmişsin, hemde açık ara fark ile? Ama kimin umurunda ki seçim kaybetmek?
Koltuk kaybedilmiyor!
Devletin her imkanı emrinde! Bende olsam benimde umurumda olmaz!
Seçim kaybeden aday çıkıyor bayramlaşmada konuşma yapıyor! Teşkilat alkış kıyamet!
Seçim kayıpları da Cumhurbaşkanı yüzünden olduğu dile getiriliyor!
Yanlış politika ve emeklilere yapılmayan zamlar yüzünden seçim kaybedilmiş! Tabi yersen!
Adayın hiç suçu yok!
Yahu sıkıntılar evet var! Ama tepki çoğu yerde adaya. Kibir egolu tavırlara. Halka tepeden bakmalara.
İşin ilginç yani ve geleneği; Ak Parti seçim kaybeden Belediye Başkanlarını baş üstünde tutuyor. Çoğu Ankara’dan siyasi hayatına devam edecekmiş. Ederde hiç şaşırmam. Seçim kaybeden Başkan adayı şuan Bakan oldu bu ülkede! Şimdi Bakan’a yakın olanlarda ne olur bilmem. Cumhurbaşkanın etrafında yanlış kişiler var yanlış yönlendiriliyor deniyor ya! Bu kişileri Cumhurbaşkanı etrafına toplayan kim?
Yine bir seçim sonrası Ak Parti Özeti;
Her zaman ki gibi aynı! Yani kaybeden yok Ak Parti için!
Dağınık dediğimiz muhalefet gümbür gümbür geliyor. Hemde halkın içinde ve yanında olan politikalar ile. Yani bir zamanlar Ak partinin yaptığı gibi!
Ak parti artık jet sosyete be burjuva Partisi olarak yoluna devam edecek. Çünkü beklenen temizlik ve değişiklikler yapılmayacak. Fatura yine yanlış kişilere kesilecek!
Tek fark bu sefer faturayı halk ödemeyecek!
Erken Seçim kapıda…
Bir seçimi daha geride bıraktık. Sakin olaysız bir seçim oldu. Sadece fark beklenenin üstünde, yani beklenti üstü sonuçlar geldi.
Aslında seçmen, sessiz sakin ama tepkili bir şekilde sonuçları önümüze koydu.
Ve dedi ki; Sayın Cumhurbaşkanım!
Bu tepkinin bir kısmı size! Bir kısmı yönetiminize, bir kısmı adaylarınıza, bir kısmı vekillerinize, bir kısmı teşkilatlarınıza.
Sonuç; Dip zirve!
Ak parti ilk defa girdiği bir seçimde, açık ara kaybetti. Daha önce de kayıplar oy düşüşleri oldu ama yine de birinci parti çıkardı.
Ama bu sefer birinci parti olamadı. Ve uzun yıllar sonra ana muhalefet partisini birinci yaptı.
Hata tamamen maalesef sizde. Aslında sizde de değil. Etrafınızı saran sizi yanlış yönlendiren çemberinizde!
Genel merkeniz de!
AR-GE bölümünüzde!
Tanıtım medya’da.
Yerel yönetimler’de
Yani kısaca hala orada görev verdiğiniz kişilerde!
Sizin millete hizmet için görevlendirdiğiniz kişiler, kendi menfaatleri için çalışma yaptılar. Her şey güzel normal anketlerini önünüze koydular. Aday seçimlerin de kendi işlerine yaracak adaylar çıktı. Anketler de yanlış yönlendirme yaptılar. Her seçim de olduğu gibi.; Çünkü rahatlar. Ülke elden gitmiş parti oy kaybetmiş umurlarında değil. Zaten koltukta kaybetmiyorlar. Nasılsa hep birinci parti çıkıyoruz arada kaynarız hesabındalar. Ama böyle bir sonuç gerçekleri su yüzüne çıkardı.
Bazı adaylarınız! Halka hep tepeden baktı. Ukala tavırlar ile halka yaklaştı. Seçim çalışmalarında bile samimiyetsiz davrandı! Bölge vekillerini emrine aldı. Ters düştüklerini yani yanlışlarını söyleyenleri karalayıp size aday göstertmediler. Genel merkezin yönlendirdiği anlaştığı firmalara tonlarca para akıtıp, kendilerini hep şişirdiler. Size de hep bu anketler geldi. Ve en önemlisi kendilerini parti üstü gördüler. Tehditler havada uçuştu.Ego tavan oldu. Bunu bilen gören bütün herkeste arkası var, bende koltuğumu kaybetmeyeyim diyerek sesini çıkaramadı. Yanlışlara doğru dendi. Doğrular kabul edilmedi.
Teşkilatlarınız saha da sizin ve parti için çalışmadı. O bazı kendini parti üstü gören adaylar için çalıştı. Zaten kendi istedikleri adayları il başkanı yaptırdılar. Ve olanlarda itaat et rahat et kafasında oldular.
İlçe adaylarını da o başkanlarınız belirledi. Rahatsız edenin kafası kopartıldı.
Sonuç; kendileri de o adaylar da kaybetti.
Evet ekonomik sıkıntılar, emekli zamları da bir faktör. Ama yüzdeliği İnan’ın bu yazdıklarımın yanında o kadar düşük ki.
Nereden nereye!
Kimsesizlerin kimsesi, Gönüller’in partisi, bunların gönlünü yapan bir parti oldu artık.
Halk bunları dışarıdan görüp yaşarken ve buna tepkiyi oy vermeyip veya sandığa gitmeyip gösterirken, sizin bunlardan haberdar olmayışınız çemberin ne derece tehlikeli olduğunun işareti. Kabine değişikliğine gerek yok. Bunların bu şekilde olduğu yerlerde gelen bakanlar ne yapsın?
Ki sizde adayı vekili teşkilatı böyle olan yere gidip, Sahte kalabalıklara seslendiniz.
Genel merkezinizi dipten tırnağa temizleyin ki, Bilgi akışı düzgün gelsin. Orası temizlenmeden tekrar seçim kazanma şansınız ne yazık ki yok.
Ekibinizi tebrik ediyorum, yıllar sonra ana muhalefeti başımıza taç yaptıkları için. Ömrü hayatında, bir sol partiye oy verdirdikleri için.
Ampülün voltajı düştü, yanıp sönüyor. Akım fazla. Bilmem anlatabildim mi?
Fırtına öncesi sessizlik başladı. Seçim için artık son günler saatler. İktidar kazandık diyor, muhalefet kazandık. Ortada her yöne anketler.
Çok sürprizli hadi canım burasını nasıl kaybetti diyeceğimiz o kadar yerler olacak ki 1 Nisa’n tufan kıyamet.
Memleketim Balıkesir’de Ak Parti adayı ben kazandım diyor. Hatta %12 fark attığını iddia bile ediyor. Seçim sürecidir normal!
CHP adayı ben kazandım ben öndeyim sandıklara sahip çıkın diyor.
Yani kaybeden yok Balıkesir’de.
Anketlerde Ak Parti adayı önde gözükse de, benim saha gözlemim ve düşüncem tabi ki şahsi; Ak Partinin kaybedeceği yönde! Çünkü kararsızı geçtim, Ak partinin kendi içinde oy vermeyecek insanlar var. Sandığa gidecekler, ama boş oy için değil, yeni seçenek Yeniden Refah Partisi için!
Aslında her iki adayda deli dehşet çalışıyorlar. Her yerdeler! Ama her konuştukları, tokalaştıları oy verecek anlamı çıkarmak en büyük hata.
Hatta seçim çalışması için, arkasında bile gezen çoğu kişi oy vermeyecek. Ama çalıştı koştu imajı verecek ki, kazanırsa yeri korunsun kaybederse laf gelmesin.
Bir hafta da ne değişir ne olur bilemem ama, yıllardır aylardır Balıkesir’de sıkıntı var demekten dilimde tüy bitti. Hatır gönül algılar ile bugüne gelindi. Yolun sonu sandık.
Sandık Kokusu çok hoş gelmiyor. Şu önceden planlanan kalabalıkların seçim kazandırmayacağını bir türlü anlatamıyorum. Zaten tepki var, bir de üstüne ekonomik sıkıntılar binince kimsenin gözü kimseyi görmez.
Vatandaşın cebine dokunmaya başladığın zaman, dava aşkı Parti her şey biter. Ortada kalırsın.
Bu kadar destek alan, her istediği yapılan, il ilçe başkanları, belediye başkan adaylarına kadar herşeyi dizayn eden Sayın Yücel Yılmaz!seçimi kaybederse suçlu kim olmalı?
Genel seçimde ki kaybediş, Sayın Cumhurbaşkanı tekrar seçildiği için, konu olmadı. Çünkü yerel seçim var buradan telafi ederiz denildi.
Evet şuan Yücel başkan çok çalışıyor. Ama bu çalışmayı sahada olmayı keşke sürekli yapsaydı. Son iki ay ortada olunca halk bunu seçim geçim zamanı olduğunu biliyor.
Balıkesir siyaseti ve havası çok başkadır. Şuan her aday kendi derdinde. Garanti banko yerler var. Ama çok kayıplarda var. İlçelere gönderilen yüzdeler ne yazık ki doğru değil.
Yine de inşallah bu kadar emek ziyan olmaz. Ve Ak Parti Balıkesir’de kaybetmez.
Sonra abiler ablalar kâr etmez.!
Hoş seçim kaybedene Ankara’da başka koltuklar veriliyor ya neyse.
Bu seçim Balıkesir’im için hayırlısı ne ise o olsun. Benim dediğim olmasın.
RASTGELE…